Herkese merhaba! Bu yazımızda “Jiyan’ın Türkçesi ne demek” hakkında bilinmesi gereken önemli noktaları ele alıyoruz.
Sabah Kahvesi, İzmir Sıcağı ve “Jiyan” Meselesine Takılmak
İzmir’de sabahlar iki türlü başlar: ya “bugün çok üretken olacağım” motivasyonuyla ya da klimaya sarılıp hayatı sorgulayarak. Ben genelde ikinci gruptayım. Çünkü 25 yaşına gelip de hâlâ “hayat nasıl bu kadar pahalı oldu” sorusuna cevap bulamadıysanız, sabahları motive değil biraz filozof uyanıyorsunuz.
O sabah da öyleydi. Alsancak’ta küçük bir kafede oturmuşum, önümde filtre kahve, telefon elimde yarı açık bir not uygulaması. Arkadaşım mesaj atmış:
“Dün duyduğum bir kelime var: Jiyan. Türkçesi ne demek?”
Ve işte o an, beynim bir anda Google Translate ile Felsefe 101 arasında sıkıştı. Çünkü bazı kelimeler vardır, sadece anlamını değil, insanın kafasını da karıştırır. “Jiyan” da onlardan biri.
Jiyan’ın Türkçesi ne demek? Aslında mesele sadece çeviri değil
Şimdi düz bir cevapla başlayalım ama düzlüğü fazla uzatmayalım: “Jiyan”, Kürtçede “hayat” anlamına gelir.
Ama dur. Burada bitmiyor. Çünkü bazı kelimeler var, sözlükte bir satır, ama insanın içinde üç sezonluk dizi.
“Jiyan” sadece “hayat” demek değil; aynı zamanda yaşama hali, var olma mücadelesi, bazen umut, bazen de “neden bu kadar yorulduk biz ya?” hissi.
Ben bunu öğrendiğimde aklıma direkt geçen hafta geldi. Konak’ta belediye otobüsünü kaçırmışım. Koşuyorum, ter içindeyim, ayakkabının bağı çözülmüş, bir yandan bağlamaya çalışıyorum.
İç sesim:
“Bu mu yani jiyan?”
Otobüs şoförü göz ucuyla bakıyor, ben kapıya yetişmeye çalışıyorum. Hayat dediğin şey bazen gerçekten bir otobüse yetişme çabası gibi.
Arkadaş ortamında “Jiyan” krizi
O akşam arkadaş grubuyla Karşıyaka’da oturuyoruz. Herkes klasik: biri yeni işinden şikayetçi, biri diyet bozmuş, biri de eski sevgilisini stalklamış.
Konuyu açtım:
“Biliyor musunuz ‘Jiyan’ ne demek?”
Masada bir sessizlik oldu. O sessizlik var ya… sanki biri “Aylar sonra buluşulan arkadaş grubunda politik konu açılmış” gibi bir gerilim.
Arkadaşım Mert hemen atladı:
“Yeni çıkan bir marka mı?”
Zeynep daha felsefi yaklaştı:
“Spotify’da playlist adı gibi duruyor.”
Ben de içimden gülüyorum. Çünkü İzmir’de bir kelimenin bile kapitalizmle ilişkisini kurabiliyoruz.
Sonra anlattım:
“Hayat demek.”
Mert durdu, çatalı masaya bıraktı:
“Biz niye bu kadar basit bir şeyi bu kadar komplike yaşıyoruz o zaman?”
Ve işte o an sohbet dağıldı. Çünkü bazı sorular var, cevap verilmez, sadece bakılır.
Bir kelimenin İzmir sokaklarında dolaşması
İzmir’de kelimeler bile güneşleniyor gibi. “Jiyan” kelimesini düşündüğümde gözümde direkt Kordon canlanıyor.
Bir bankta oturuyorum, simit yemeye çalışıyorum ama martılar psikolojik baskı yapıyor. Bir yandan deniz, bir yandan “hayat güzel mi değil mi karar veremedim” hissi.
Yanımdan geçen iki lise öğrencisi konuşuyor:
“Abi hayat çok boş ya.”
İçimden bağırıyorum:
“İşte o Jiyan!”
Ama söylemiyorum. Çünkü 25 yaşına gelince fark ediyorsun ki bazı şeyleri yüksek sesle söylemek değil, içinden dramatik bir fonda düşünmek daha etkili.
Jiyan’ın Türkçesi ne demek? Bir kelimeden fazlası
Aslında bu sorunun peşine düşerken fark ettim ki mesele çeviri değil, his.
“Jiyan” dediğin şey, sabah işe yetişmeye çalışırken simitçiden aldığın çayın yarısının dökülmesi.
“Jiyan” dediğin şey, maaş yattığında 3 gün sonra “ben ne yaptım bu parayla?” diye hesap kontrol etmek.
“Jiyan” dediğin şey, bazen de hiçbir şey yapmadan balkonda oturup rüzgârı dinlemek.
Ben mesela geçen gün balkonda oturuyorum. Alt komşu halı siliyor, üst komşu sandalye sürüklüyor, sokakta biri bağırıyor. Ve ben o an şunu düşünüyorum:
“Bu seslerin toplamı mı hayat?”
İç ses:
“Evet kardeşim, bu Jiyan.”
Kafede yanlış anlaşılan bir kelime ve benim panik anım
Geçen gün yine aynı kelimeyi açtım. Bu sefer başka bir ortam: Bornova’da bir kahveci.
Barista sordu:
“Ne çalışıyorsunuz?”
Ben de nedense konuya girdim:
“Jiyan üzerine düşünüyorum.”
Adam durdu.
Ben durdum.
O durdu.
Sonra:
“Hocam yeni kahve türü mü?”
İşte o an anladım ki bazı düşünceler her ortama uygun değil. Çünkü İzmir’de bile “Jiyan” kelimesi bazen fazla derin kaçabiliyor.
İç sesle yapılan yaşam analizi
Bazen yürürken kendimi yakalıyorum. Hiçbir şey olmuyor aslında ama kafamda sürekli bir anlatıcı var:
“Ve kahramanımız yine gecikmiştir…”
“Hayatın ona sunduğu bu küçük sınav…”
“Otobüs yine kaçmıştır…”
Böyle dramatik bir ses tonu. Sanki Netflix belgeseli ama konusu ben değil de “hayatta kalmaya çalışan sıradan bir İzmirli”.
Sonra durup düşünüyorum:
“Ben niye kendi hayatımı belgesel gibi izliyorum?”
Cevap yok. Çünkü bu da Jiyan.
Kelimenin ağırlığı ve günlük hayatın hafifliği
“Jiyan” kelimesini öğrendiğimden beri fark ettiğim şey şu: İnsan bazen kelimelere anlam yükleyerek kendi hayatını daha anlaşılır sanıyor.
Ama hayat öyle değil.
Mesela geçen gün markette sıradayım. Önümde biri kredi kartını 3 kez deniyor, arkada biri “poşet lazım mı?” sorusuna felsefi bir sessizlikle cevap veriyor.
Kasiyer bakıyor:
“Olmadı abi.”
Adam:
“Bir daha deneyelim.”
Ve ben içimden:
“Bu da bir jiyan sahnesi.”
“Jiyan’ın Türkçesi ne demek” konusunda merak ettiklerinizi bu yazımızda ele almaya çalıştık. Asroyalyapi okurları için daha fazlası yolda!
Jiyan’ın Türkçesi ne demek? ve neden bu kadar tanıdık geliyor
Çünkü aslında hepimiz o kelimenin içindeyiz.
Sabah uyanmak, işe gitmek, bir şeyleri yetiştirmeye çalışmak, bazen yetişememek, bazen de sadece durup düşünmek…
İzmir’de deniz kenarında otururken bile insanın kafası bazen uzaklara gidiyor.
Ben mesela bir gün sahilde otururken düşündüm:
“Hayat dediğin şey, sürekli bir yerlere geç kalmak mı?”
Yanımdaki adam köpeğine bakıyordu, köpek denize koşuyordu.
Belki de cevap o kadar basitti.
Arkadaş grubunun son değerlendirmesi
Günler sonra aynı arkadaş grubu tekrar toplandı. Bu sefer konu açılmadı ama Mert dayanamadı:
“Ya o ‘Jiyan’ meselesi vardı ya…”
Herkes sustu.
Zeynep:
“Ben hâlâ düşünüyorum.”
Ben:
“Düşünme. Yaşanıyor zaten.”
Ve hepimiz güldük. Çünkü bazı şeyler açıklanınca bitmiyor, sadece farklı bir şekilde devam ediyor.
Son düşünce gibi olmayan bir an
İzmir akşamları biraz tuhaf. Güneş batıyor ama şehir tamamen bitmiyor. Sanki biri “biraz daha yaşayın” demiş gibi.
Ben o akşamlardan birinde yürürken şunu düşündüm:
“Jiyan dediğimiz şey belki de anlamını bulmak değil, anlam ararken yürümeye devam etmek.”
Ve bu düşünce fazla ciddi geldiği için hemen yanımdan geçen balon satan çocuğa baktım. O an hayat tekrar normale döndü.
Çünkü bazen bir kelimenin anlamı, bir balonun havaya yükselişinde saklı olabiliyor.
İlginizi Çekebilecek İçerik: Japonya'ya ne denir ?